Keman öğreniminde ilerlemeyi belirleyen şey toplam çalışma süresi değil, çalışmanın düzeni ve yapısıdır. Haftada bir kez üç saat çalışmak yerine her gün yirmi dakika çalışmak, kas hafızası açısından karşılaştırılamayacak kadar etkilidir.
Mantıklı bir seans genellikle şu sırayı izler. Önce ısınma: boş tellerde uzun yaylar, gevşek bir kolla düşük tempoda ses üretimi. Bu bölüm atlanmamalıdır; keman boyun, omuz ve sol el bileğinde uzun süreli statik yük yaratır ve soğuk kasla yapılan hızlı çalışma hem sakatlık riski taşır hem de hatalı hareket kalıplarının yerleşmesine yol açar.
İkinci bölüm teknik çalışmadır: ölçekler, arpejler ve o dönem üzerinde çalışılan yay tekniğine ayrılmış kısa egzersizler. Bu bölüm çalışma süresinin yaklaşık üçte biri kadar tutulur.
Üçüncü bölüm repertuvardır. Buradaki en yaygın hata, eserin tamamını baştan sona defalarca çalmaktır. Verimli yöntem, sorunlu birkaç cümleyi seçip yavaş tempoda temizlemektir. Kursiyer pasajı hatasız çalabildiği en yavaş tempoyu bulur, üç kez temiz çalar, ardından metronomu birkaç birim artırır.
Son bölüm zevk için çalınan kısımdır: sevilen bir parça, doğaçlama ya da kulaktan çalma. Bu bölüm motivasyonu korur ve çalışmayı bir yük olmaktan çıkarır.
Derslerimizde kursiyerlere ayrıca çalışma günlüğü tutmaları önerilir. Her seansta neyi hedefledikleri ve ne kadar ilerlediklerini yazmak, ders arasında geçen haftayı çok daha verimli hale getirir.