Keman ve piyano için yazılmış sonat literatürü, oda müziğinin en zengin alanlarından biridir. Bu repertuvarda sık yapılan bir yanlış anlama, piyanonun eşlikçi olduğu varsayımıdır. Klasik dönemden itibaren yazılan sonatlarda piyano, kemanla eşit bir ortaktır; birçok eserde tematik malzemeyi ilk sunan taraf piyanodur.
Bu eşitlik icrayı doğrudan etkiler. Kemancının, piyanistin ne çaldığını bilmesi ve partisyonu iki satır halinde okuması gerekir. Kendi partisine odaklanıp piyanoyu arka plan sayan bir icra, cümlelerin nerede devredildiğini kaçırır.
Denge konusu da farklıdır. Piyano geniş bir dinamik aralığa sahiptir ve kapak açıklığına göre ses seviyesi belirgin biçimde değişir. Kemanın piyanoyu bastırmaya çalışması ton kalitesini bozar; doğru yaklaşım, dinamik dengeyi prova sırasında birlikte kurmaktır.
Bu repertuvarın eğitim değeri yüksektir. Kursiyer aynı eser içinde hem melodiyi taşımayı hem karşı hat kurmayı hem de geri çekilmeyi öğrenir. Ayrıca sabit bir armonik zemin bulunduğu için entonasyon geri bildirimi çok nettir: kemanın notası piyanonunkiyle uyuşmadığında bu anında duyulur.
Derslerimizde kursiyerler belirli bir seviyeye ulaştığında piyano eşliğiyle çalışmaya başlar. Bu, hem solo repertuvarın doğal bir parçası hem de topluluk müziğine geçişin ilk basamağıdır.