Beethoven'ın Re majör Keman Konçertosu bugün repertuvarın en merkezi eserlerinden biridir. Ancak yazıldığı dönemde beklenen ilgiyi görmedi ve uzun süre gölgede kaldı.
Eseri yeniden gündeme taşıyan icra 1844'te gerçekleşti. O sırada on iki yaşında olan Joseph Joachim, Londra Filarmoni Derneği orkestrasıyla ve Felix Mendelssohn yönetiminde konçertoyu seslendirdi. Bu icra eserin kaderini değiştirdi; konçerto o tarihten sonra yaygınlaşarak standart repertuvara girdi.
Beethoven'ın bu konçertoda kurduğu yapı, keman konçertosu geleneği açısından belirleyici oldu. Solo çalgı, orkestrayla rekabet eden bir gösteri aracı olmaktan çok senfonik dokunun içinde eşit bir ses olarak konumlanır. Uzun ve sabırlı melodik hatlar, yayın kesintisiz ve eşit taşınmasını gerektirir.
Joachim'in bu esere bağlılığı yıllar sonra da sürdü. Brahms Konçertosu'nun 1879'daki ilk seslendirilişinde programı Beethoven Konçertosu ile açmakta ısrar etmişti; ikisi de aynı tonda, Re majörde yazılmıştı. Brahms bunun üzerine programda epeyce Re majör olduğunu ve pek başka bir şey olmadığını söyleyerek şikayet etmiştir.
Derslerimizde bu konçertonun temel dersi teknik değil, sabır üzerinedir. Uzun cümleleri tek nefeste taşıyabilmek, tempo dalgalanmadan ilerleyebilmek ve orkestra dokusunun içinde yerini bulabilmek, kursiyerin ancak yeterli yay kontrolü ve topluluk deneyimi kazandıktan sonra çalışabileceği niteliklerdir.