Keman yay tutuşu tarih boyunca tek bir biçimde standartlaşmadı. Üç ana ekol, üç farklı ses ve kontrol önceliği geliştirdi.
Franko-Belçika tutuşunda başparmak bükülü ve esnektir, serçe parmak kıvrık ve aktiftir, ortadaki iki parmak çubuğun etrafına sarılır ve işaret parmağı yaya orta boğumları arasından temas eder. Bu esneklik, çok tatlı ve şarkı söyleyen bir ses üretmeye elverişlidir.
Rus tutuşunda bilek ve parmaklar yayın ucuna doğru eğiktir. İşaret parmağı çubuğa üçüncü boğum civarından temas eder, serçe parmak ise parmak uzunluğuna bağlı olarak daha düz durur. Bu tutuş daha fazla hız ve güç sağlar; ses daha gürdür ancak erişim biraz daha sınırlıdır.
Öğrenme kolaylığı açısından da fark vardır. Parmakların ince hareketini ve bilek esnekliğini gerektiren Franko-Belçika ekoline kıyasla, yeni başlayanlar Rus tarzında işaret parmağına dayanarak yay tutmayı daha kolay bulabilir; çünkü bu yol parmak ve bilek yerine kolun büyük kaslarını kullanır. Alman tutuşunda ise işaret parmağı yayın üzerinde daha da ileridedir.
Bugün bu ayrımlar büyük ölçüde silinmiştir; Alman, Rus ve Franko-Belçika tutuşları arasındaki farklar zamanla azalmış ve neredeyse ortadan kalkmıştır.
Derslerimizde tutuş bir ekol dayatmasıyla değil, kursiyerin el yapısına göre belirlenir. Amaç gerginlik yaratmayan, yay üzerinde kontrol veren ve uzun süre yorulmadan çalmaya izin veren bir tutuştur.