Yavaş çalışma, keman eğitiminde en sık önerilen ve en az sevilen yöntemdir. Nedeni basittir: sonuçları hemen görünmez, ama kalıcıdır.
Mantığı şudur. Hızlı çalarken beyin, hareketi ayrıntılarıyla denetleyemez; yalnızca genel bir kalıbı tekrarlar. Bu kalıp hatalıysa, her tekrar hatayı pekiştirir. Yavaş tempoda ise her parmak düşüşü, her yay yönü değişimi ve her pozisyon geçişi ayrı ayrı denetlenebilir. Temizlenen hareket hızlandığında da temiz kalır.
Itzhak Perlman'ın çalışma anlayışı da bu yöndedir: tekniğin müzikal niyete hizmet ettiğini, fiziksel özgürlüğün salt tekrar yoluyla değil, tona, entonasyona ve kontrole odaklanan bilinçli ve yavaş çalışmayla zamanla ortaya çıktığını vurgular.
Metronomun rolü burada belirleyicidir. Metronomsuz yavaş çalışmada tempo farkında olmadan dalgalanır; zor yerler yavaşlar, kolay yerler hızlanır. Metronom bu dalgalanmayı görünür kılar.
Uygulama şöyledir: kursiyer pasajı temiz çalabildiği en yavaş tempoyu bulur. O tempoda üç kez hatasız çalar. Ardından metronomu iki ya da dört birim artırır. Hata çıkarsa bir kademe geri döner. Bu döngü, hedef tempoya ulaşana kadar sürdürülür.
Perlman'ın altını çizdiği bir nokta daha var: yapılması gereken en önemli şey gerçekten dinlemektir. Bu yüzden derslerimizde kursiyerlere kendi çalışmalarını kaydetme alışkanlığı erken kazandırılır; çalarken kulak, niyet edilen sesi duymaya eğilimlidir, kayıt bu yanılsamayı ortadan kaldırır.